Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

MAKSİMUM

Ana sayfa | Yazılar | Resimler | Videolar
5 tane "sağlık" etiketli yazı bulundu "sağlık" tagli diger ogeler resimler , videolar

Bebeğinizi hastalıklardan koruyun.

hb Öksürük Öksürük, genellikle soğuk algınlıklarında görülür ve çoğunlukla viral kaynaklıdır. Belirtiler: Balgam çıkartacağı kadar kuvvetli ve hırıltılı öksürük. Boğazda oluşan bir tahriş yüzünden ortaya çıkabilecek kuru öksürük. Ne yapmalı?: Çocuğunuz balgam çıkarıyorsa bunu yutmadan dışarı atmasını sağlayın. Yapamıyorsa, öksürük nöbeti sırasında karın üstü pozisyonda dizlerinize yatırarak, sırtına hafifçe vurun. Öksürüğü uzun sürerse, doktora danışmanız gerekir. Kuru öksürüğün tedavisinde ise çocuğa bol bol sıvı verin ve bulunduğu ortamları nemli tutun.

Kulak Ağrısı

Çocuklarda kulak ağrısına yol açan ve en sık görülen hastalık orta kulak iltihabıdır. (otitis media). Enfeksiyon arttıkça, orta kulak sıvıyla dolar ve çok can acıtır.

Belirtiler: Konuşamayacak kadar küçük çocuklar, kulaklarını ovuşturarak acılarını belli edebilirler. Bebekler ise genel olarak sağlıksız durumdadırlar. Daha büyük çocuklar, kulak ve baş ağrısından şikayetçi olurlar. Ayrıca iyi duymamaya başlarlar. Hafif ateş olabilir.

Ne yapmalı?: Doktorunuza danışın, bebeğinize ağrı kesici ve büyük olasılıkla antibiyotik vermenizi önerecektir.

***

Ateş

Ateş, genelde grip virüsü ile ortaya çıkar. Belirtiler soğuk algınlığına benzer, ama daha şiddetlidir.

Belirtiler:Yükselen ateş, soğuk algınlığı belirtileri, ağrı ve sancılar, baş ağrısı, iştahsızlık mızmızlık ve kusmadır.

Ne yapmalı?: Baş ağrısı, kusma ve mızmızlık, menenjit gibi daha ciddi hastalıkların da belirtisi olabilir. Özellikle bebeğiniz küçükse hemen doktora danışın. Çocuğunuza yaşına uygun dozda parasetamol verin. Onu dinlendirin ve bol bol sıvı almasını sağlayın.

***

Boğaz Ağrıları

Boğaz ağrılarının sebebi viral enfeksiyonlardır. Boğaz enfeksiyonunun sebebi ise, yüzde 20 oranında bakteriyeldir ve kesinlikle antibiyotik tedavisini gerektirir.

Belirtiler: Yutmada zorluk, şişmiş lenf bezleri ve bademcikler, yükselen ateş, kimi zamanlarda kulak ağrısı, boğaz ağrılarının belirtilerindendir.

Ne yapmalı?: Basit boğaz ağrıları, tedavisiz de düzelebilir. Bir süre içinde düzelmeyen boğaz ağrılarını doktorunuza danışmanız gerekir. Evde önce parasetamol kullanabilirsiniz. Çocuğa bol bol sıvı verin, boğazından kolay geçmesi için püre haline getirilmiş yiyecekler yedirin.

***

Soğuk algınlığı kötüye giderse...

Kimi durumlarda soğuk algınlıkları, özellikle 1 yaşın altındaki bebeklerde bronşit gibi hastalıklara yol açabilir. Bebeğinizin durumu kötüleşirse ya da aşağıdaki belirtilerden birini görürseniz, mutlaka doktorunuzu arayın.

Nefes alması yavaş ve hafifse, nefes vermede zorlanıyorsa, hiçbir şey yemiyorsa, dudakları morarıyorsa tam olarak oksijen alamıyor demektir. Bu durumda, ambulans çağırmanız ya da en yakın acil servise götürmeniz gerekir.

***

Kış ilaçları köşesi

Eczanelerde satılan bu ilaçları evde bulundurursanız, çocuğunuzun kış hastalıkları ile başa çıkmanız hiç zor olmayacaktır.

Serum fizyolojik damla: Bebeğin burnunu açmak için.

Parasetamol: Ateş ve ağrı için. 3 aylıktan küçük bebeklerde kullanmak için doktora danışın.

Göğüs ovma kremi: Mentol ve okaliptüs içerir. Göğüse masaj yaparak solunum yollarının açılması sağlanır. Kremin bebeğinizin yaşına uygun olmasına dikkat edin.

Vazelin ya da nemlendirici krem: Çatlak ve kuruyan cilt için el altında nemlendirici krem bulundurmak gerekir.

Kırılmaz derece: Bebeğin ateşini kesin olarak doğru ölçebilmek için mutlaka derecenizin olması gerekir.

Şırınga: İğnesiz olarak küçük bebeklere ilaç vermekte kullanılabilir.

Tek kullanımlık serum fizyolojik flakonları: Bebeğin burnunu açmak içindir. Kullanımı çok rahattır.

Sıcak havaların baş belası: 'Ter'

terliterli

Havaların ısınmasıyla birlikte 'terleme' sorunu başladı. Ancak bu kokusunu hiç de sevmediğimiz durum vücudun su, tuz ve ısı dengesini sağlayan fizyolojik bir olay.

Havalar ısınmaya başladı, bu da beraberinde ''ter'' sorununu getirdi. Terlemenin normal oranlarda gerçekleşmesi aslında insan sağlığı açısından çok faydalı.

Ancak ter kokusu herkesi rahatsız eden kötü bir durum. Sermatoloji Uzmanı Prof.Dr. Ekrem Aktaş, 'Terleme ve sonrasında terin buharlaşmasıyla vücudun ısı dengesi sağlanır.

Buharlaşıp gider
Ter bezlerinin yaydığı sıvı, vücuttan atıldıktan sonra buharlaşır ve böylece vücudun ısı dengesi korunur. Ayrıca, vücuttaki üre, ürik asit, tuz ve diğer zararlı maddeler terleme yoluyla dışarı atılır. Böylece ter bezleri adeta birer böbrek gibi çalışarak kanın temizlenmesine yardımcı olurlar. Yetişkin bir insan vücudunda yaklaşık 1 milyon ter bezi vardır, yani 1 milyon küçük böbrek, zararlı maddelerin vücuttan atılması için çalışır' diyor. Bütün bunlar terlemenin bizim için ne kadar önemli olduğunu gösyeriyor.

Kozmetik kullanırken dikkat
Ter kokusundan kurtulmak için kullanılan terlemeyi önleyici kozmetik ürünlerinin bazı tehlikeleri beraberinde getirdiğini bildiren Aktaş, ter kokusundan kurtulmanın en iyi yolunun sık aralıklarla duş yapmak olduğunu söylüyor. Deri gözeneklerinin açık tutulmasının insan sağlığı açısından önemli olduğuna dikkati çeken Aktaş, 'Özellikle koltuk altına uygulanan terlemeyi önleyici kozmetik ürünler, ter bezlerinin ağzının kapanmasına ve dolayısıyla iltihaplanmaya neden olmaktadır. Bu nedenle yaz aylarında koku önleyici kozmetikler sıkça kullanılmamalı, deri gözenekleri açık tutulmalıdır. Ter ile dışarı atılan toksin maddeler, deri temiz tutulmayıp bekletilirse, vücuda yeniden emilerek girebilir. Bu nedenle ter kokusundan kurtulmanın en iyi yolu sık aralıklarla duş yapmaktır' diyor.

Kaynak: Güneş

Hamileyseniz dişinize dikkat edin...

hamile11Hamilelikte kadınların tatlıya ve abur cubura daha fazla yönelmeleri ve genellikle geceleri de yemek yemeleri nedeniyle bu dönemde dişlerinin daha kolay çürüdüğü bildirildi.

Konya Diş Hekimleri Odası Başkanı Birol Karakaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hamilelik döneminde vücuttaki dengenin bozulmasının dişlerin daha çabuk çürümesine ortam hazırladığını söyledi.

Kadınların hamilelik öncesinde ve hamilelik döneminde diş hekimine başvurmalarının önemli olduğunu belirten Karakaya, bu dönemde yaşanan hormonal değişikliklerin plak birikimi ve diş etinde şişme, kızarıklık, kolay kanama gibi durumlara yol açtığını bildirdi.

Hamilelikte diş çürümesi ve diş kaybının en önemli nedeninin bu dönemde kadınların tatlıya ve abur cubura daha fazla yönelmeleri olduğunu ifade eden Karakaya, ayrıca normal kişilerin aksine hamile kadınların sıkça gece kalkıp yemek yediklerini ifade etti.

Tüm bunlardan sonra ağız ve diş bakımının ihmal edilmesinin diş çürüklerine yol açtığını bildiren Karakaya, şöyle konuştu:

''Hamile kadınlar, bu dönemde istedikleri her şeyi yiyebilme rahatlığını buluyorlar. Hamile kadınlarda tatlıya ve abur cubura aşırı bir istek beliriyor. Ayrıca sıkça gece de kalkıp bir şeyler yiyorlar. Bunlardan sonra diş fırçalama ise ihmal ediliyor. Kadınlar, özellikle hamileliğin ilk aylarında görülen kusma durumlarından sonra ağız bakımına yeterince önem vermiyor. Ayrıca diş etleri hassaslaşan anne, kanamalardan dolayı diş fırçalamaktan kaçınıyor. Bütün bunlar hamile kadınlarda, daha kolay diş çürümesine neden oluyor.''


-HAMİLELERE ''ÜŞENMEYİN'' UYARISI-


Bu nedenle hamilelikte diş sağlığına normal dönemden daha fazla özen göstermek gerektiğini belirten Karakaya, ''Yapılacak şey çok zor değil. Bu dönemde dengeli beslenme diş sorunlarını büyük ölçüde azaltacaktır. Süt ve süt ürünleri, yeşil yapraklı sebzeler yenilerek kalsiyum alınabilir. Ayrıca ağız ve diş bakımı, üşenilmeyip ihmal edilmezse, bu dönem dişlerde kayıp olmadan tamamlanabilir'' dedi.

Karakaya, bebeğin ileride sağlıklı dişlere sahip olması için de hamilelik döneminde dengeli beslenmenin çok önemli olduğunu sözlerine ekledi.

Az da olsa spor yapmak hiç yapmamaktan iyi

Spor yapmak için çok fazla zamana ihtiyaç yok. Zira daha az disiplinli bir şekilde yapılan egzersizler de zinde kalmaya katkı sağlayabiliyor.

sporUzmanlar, haftada 5 gün yarımşar saatlik yürüyüşlerin kilo vermek ve zinde kalmak açısından ne kadar önemli olduğunu sürekli olarak vurguluyor. Ancak bundan daha az miktarda çok daha hafif egzersizleri de yabana atmamak gerekiyor. Bir başka deyişle, artık “spor yapmaya zamanım yok” mazeretinin bir geçerliliği kalmadı.

 

Kısa da olsa egzersiz yapmak kalp krizi riskini azaltıyor
İrlanda’da yapılan bir araştırmaya göre; herhangi bir fiziksel aktivite yapmak hiçbir şey yapmamaktan daha iyi. Uzmanların “günde 30 dakika, haftada 5 gün yürüyün” tavsiyesini sadece 3 gün yerine getirenlerin tansiyon ve vücut ölçülerinde düzelme olduğunu gören araştırmacılar, bunun kalp krizi riskini de azalttığı sonucuna ulaştı.

Güzellik sırlarından güneşte bronzlaşma...

bronzluk

Nasıl sağlıklı bronzlaşabiliriz?

Uzmanlar, her geçen gün artan sıcaklarla beraber havuzlara ve deniz kenarlarına akın eden vatandaşların, güneş yanıklarına maruz kalmamak için bronzlaşma önerilerine dikkat etmesi gerektiğini bildirdi.

www.medibul.com adlı internet sitesinde, koyu bir tene kavuşmak isterken güneş yanıkları vakalarıyla karşı karşıya kalmamak için, zararlı ışınlara karşı koruyucu ürünler kullanılması gerektiği belirtiliyor. Uzmanlar, yeryüzüne ulaşan Ultraviyole A (UVA) ve Ultraviyole B (UVB) olmak üzere 2 çeşit zararlı güneş ışını bulunduğunu bildiriyor. Cildin daha alt tabakalarına ulaşan UVA ışınlarının, cilt hücrelerini bozarak dokuların esnekliğini kaybetmesine, dolayısıyla kırışıklıklara ve erken cilt yaşlanmalarına, UVB ışınlarının ise ciltte güneş yanığı meydana gelmesine sebep olduğunu ifade eden uzmanlar, 2 ışının da uzun vadede cilt kanserine yol açabildiğini kaydetti.

Uzmanlar, herhangi bir güneş ürünü kullanmadan cildin doğal korunma süresi aşıldığı zaman yanma, sıcaklık ve kızarıklık gibi güneş yanığının ilk belirtilerinin ortaya çıktığını ve yanığın 6 saat sonra gözlemlenebilir hale geldiğini vurgulayarak, "Güneş altında korunmasız kalan cilt yanar, kızarır, su toplar ve sonra da soyulur. Küçük yaşlarda oluşan güneş yanıkları, uzun vadede cilt kanserine yol açabilir. Dolayısıyla küçük yaştan itibaren güneşten korunmalıdır. UVA ve UVB filtreleri içeren güneş ürünleriyle antioksidan özelliği taşıyan vitamin E'nin yer aldığı ürünler kullanılmalıdır. Ürün ambalajı üzerinde yazan Güneş Koruma Faktörü (GFK) numarasının, ürünün tehlikeli UVB ışınlarına karşı cilde hangi düzeyde koruma sağladığını gösterir. Örneğin, normal bir cilde sahip kişi genellikle güneşte 17 dakika kaldıktan sonra yanmaya ve kızarmaya başlıyorsa, GKF numarası 20 olan bir güneş ürünü kullandığı takdirde güneş altında 5 saat geçirebilir. Eğer GKF numarası 12 seçilirse, koruma süresi 3 saat olacaktır. GKF 20, UVB ışınlarını GFK 12'ye oranla sadece yüzde 5 daha fazla filtreler fakat güneşte kalınabilecek süreyi 2 saat uzatır. Kısacası yüksek koruma faktörlü ürün kullanmak bronzlaşmaya engel değildir ancak güneşte kalabilme süresini uzatır" önerisinde bulundu.