Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

MAKSİMUM

Ana sayfa | Yazılar | Resimler | Videolar
9 tane "hayat" etiketli yazı bulundu "hayat" tagli diger ogeler resimler , videolar

Müdür Huzurevine telekız aldı

Bir huzurevine müdürün talimatıyla erkek misafirler için telekız alınması büyük tartışma başlattı.

hh Danimarka’da bir huzurevine müdürün talimatıyla erkek misafirler için telekız alınması büyük tartışma başlattı. Geçen yıl bir hemşire, Kildegaarden Huzurevi’nde kalan bir yaşlı adamın tacizine uğrayınca müdüre şikayet etti. İsmi açıklanmayan müdür de, söz konusu yaşlının “rahatlamak” istediğini söyledi ve hemşireden bir telekız çağırmasını istedi.

Huzurevine yaşlı erkekler için bir yılda üç kez hayat kadını çağrılmaya başlandı. Olayın ortaya çıkması ülkede tartışma başlattı. Muhafazakar politikacılar olaya tepki gösterdi.

Yapılan ankete göre Danimarkalılar’ın yüzde 46’sı huzurevine telekız çağrılmasına izin verilmesini destekliyor.

Ebru Destan fena dayak yedi!

Şarkıcı Ebru Destan, Ankara'nın en gözde mekânlarından "Mesa Salata" da, Kürt Ahmet lakaplı Ahmet Turgut'un yeğeni Şahin Turgut tarafından dövüldü. Bir arkadaşını ziyaret için Başkent'e geldiği öğrenilen Ebru Destan, cumartesi gecesi iki erkek, iki de kız arkadaşıyla Mesa Salata'ya gitti.

undefined Mekânda sahne alan Gözde ve Mustafa'nın şarkılarıyla eğlenen Destan, saat 02.00 sıralarında solist Gözde tarafından sahneye davet edildi. Israrları kıramayan şarkıcı, sahnede "Aşkın Kanunu" isimli şarkısını seslendirdi.

ELİNİ-KOLUNU SALLAYIP GİTTİ

Mekândaki Şahin Turgut, Destan'a bir adet şampanya gönderdi. Ebru Destan şarkısını bitirdikten sonra Turgut'a hitaben, "Sadece bir tane mi?" diye sorunca olanlar oldu. Görgü tanıklarının anlatımına göre Turgut, üç masa yanda oturan Ebru Destan'ı saçlarından tutarak, kafasını masaya vurmaya başladı.

Turgut, aldığı darbelerle yere düşen Destan'ı, yerde de yumrukladı. Turgut daha sonra, arkadaşlarıyla elini konulu sallayarak Mesa Salata'dan ayrıldı. Turgut, daha önce de Danıştay Tetkik Hâkimi Ahmet İmirzalıoğlu ve sevgilisi hâkim Pınar Kara'yı dövdüğü gerekçesiyle tutuklanmıştı.

Sabah

Özay hapiste bulaşık yıkadı mı?

bulasikci
Tuğba Özay 10 günü geride bıraktı. Manken bakın günlüğe neler yazmış?
Kendisinden ayrılmak istemeyen eski sevgilisi Akın Büyüoğlu'nu tehdit ettirmek amacıyla Yaşar Öz'ün adamı Abdülcabbar Kibaroğlu'nu azmettirdiği ileri sürülen ve Rulet Operasyonu dahilinde tutuklanan Tuğba Özay'ın, Paşakapısı Cezaevi'ndeki 10. günü geride kaldı.

Özay'ın günlük olarak kullandığı defterdeki satırlardan, ünlü mankenin hapishaneye alışmaya çalıştığı buna rağmen uyum sağlamakta zorlanmadığı açıkça görülüyor.

BURADA OLMAK ÇOK ZOR
Günlüğüne "Bütün günümü kitap okuyarak ve televizyon seyrederek geçiriyorum. Burada yeni bir arkadaşım oldu. Koğuşta tek Türkçe bilen, Bulgar bir tutuklu. Kendisiyle bol bol dertleşiyor sohbet ediyoruz. Buradaki mahkum arkadaşlar bana çok yardımcı oluyor. Çamaşır ve bulaşık bile yıkatmıyorlar" diye yazan Özay, cümlelerine şöyle devam ediyor:

"Kendimi iyi hissettiğim zamanlarda mahkum arkadaşlara aerobik dersi veriyorum ve onlarla voleybol oynuyorum. Burada vakit geçirmek çok zor. Geceleri erken yatıp uyumaya çalışıyorum fakat sabah 5-6 gibi uyanıyorum. Burada geçirdiğim sıkıntılı günler yüzünden yemek yerken çok zorlanıyorum. Cezaevi yemeklerine yeni alıştım ve bu süre içinde tam 3 kilo verdim."

2008'E KADAR CEZAEVİNDE

Özay'ın tutuklanmasına avukatı Edip Önder tarafından bir üst mahkemeye itiraz edilmişti. Rulet Operasyonu soruşturmasının yaklaşık 1-2 ay daha sürebileceği ve dava açıldığı tarihte iş yoğunluğu nedeniyle duruşma gününün 3-4 ay sonrasına verilebileceği belirtildi. Hâkim karşısına altı ay sonra çıkması beklenen Özay'ın yılbaşını Paşakapısı Cezaevi'nde geçirmesi olasılığının yüksek olduğu kaydedildi.

Cep telefonu ile mesaj yazarken tren çarptı

trenkazasi

ABD'nin Ohio eyaletinde cep telefonu ile mesaj yazarken tren yolundan geçmeye çalışan gence tren çarptı.

Görgü tanıkları, Zachariah Smith (18) adlı gencin bir trenin geçmesini bekledikten sonra hemzemin geçitten geçmeye başladığını, ancak diğer yönden gelen başka bir treni fark etmediğini söylediler.

Trenin çarpmasıyla yaklaşık 15 metre uzağa fırlayan Smith'in hastaneye kaldırıldığı ve durumunun ciddi olduğu belirtildi.

Kazayı duyduktan sonra olay yerine giden ve görgü tanıkları ile görüşen belediye başkanı Richard Ellison, "Trenin düdüğü deliler gibi çalıyormuş ama genç mesaj yazmakla meşgulmüş. Hayal dünyasındaymış" dedi.

Kaza sırasında trenin kaç kilometre hızla gittiği belirtilmedi.

"Vatandaş dersini almamış"!

Jandarma ile yaşadığı gerginliğe vatandaşın tepki göstermesi,AKP'li vekili kızdırdı.


vekils

AKP’li vekil ile halk arasında gerginlik

AKP'li Edip Uğur park yeri yüzünden tartıştığı Altınolukluların, kız kardeşine küfür ettiğini öne sürdü

BALIKESİR’in Edremit İlçesi’ne bağlı Altınoluk Beldesi’nde, AKP’li vekil ve kız kardeşinin jandarmayla tartışması gerginlik yarattı. Vatandaşlar, jandarma noktasına toplanıp, Milletvekili Edip Uğur ve kızkardeşine “Askere böyle davranamazsınız. Siz asker düşmanısınız” diyerek tepki gösterdi.

AKP Balıkesir Milletvekili Edip Uğur’un kız kardeşi Ahsen Uğur, perşembe günü otomobiliyle Altınoluk’un İskele Mahallesi’ne gelerek otomobilini resmi araçlar için ayrılan Jandarma noktasının önündeki belediyeye ait otoparka park etmek istedi. Ancak nöbet tutan asker, Uğur’a izin vermedi. İddiaya göre; bunun üzerine jandarmayla tartışan Ahsen Uğur, hızla otoparktan çıkarken, bir esnafın motosikletine çarpıp devirdi.

Karşılıklı küfürleşme

Ahsen Uğur, dün saat 15.45 sıralarında bu defa ağabeyi Edip Uğur ile birlikte gelerek otomobilini aynı yere park etmek istedi. Ancak Jandarma ekiplerinin engellemesi üzerine yeniden tartışma çıktı. Bu sırada Milletvekili Uğur, iddiaya göre “Hangi o.. ç... benim kız kardeşime küfreden” diyerek araçtan inerek Jandarma noktasına girip masayı yumrukladı. Olayı gören çevredekiler ’Askere böyle davranamazsınız’ diyerek tepki gösterdi. Milletvekili Uğur, vatandaşların anlatımına göre halka “Siz de işbirlikçisiniz. Biz sizin dersinizi 22 Temmuz’da verdik. Hala anlayamadınız mı” dedi.

Ortam gerginleşirken, kalabalıklaşan grup ’Siz asker düşmanısınız’ diye bağırarak Jandarma noktasına doğru yürümeye başladı. Jandarma halkı olay yerinden uzaklaştırırken, milletvekili dokunulmazlığı nedeniyle Uğur hakkında işlem yapılamadı. Olaya tanık olan bazı vatandaşların, Jandarma komutanlığına giderek, Edip Uğur ve kızkardeşinden, askere karşı geldikleri için şikayetçi oldukları öğrenildi.

Edip Uğur, iddialar üzerine “Gözlem altında değilim. Burada yazlığımdayım. Milletvekillerinin dokunulmazlığı var. Beni kim gözaltına alacakmış. Yok öyle şey. Kimseye hakaret etmedim” diye konuştu.

Vatan

"Kuran'da başörtüsü yok"

Kuran'da başörtüsü yok

 

Eski Başbakan Bülent Ecevit'in isteğiyle araştırma yapan yazar İsmet Bozdağ, 'Kuran'a göre, kadınların gizlemesi gereken yerleri saç ve gerdanları değil, göğüsleridir' dedi

Yazdığı tarih kitapları ve araştırmalarıyla tanınan İsmet Bozdağ, 8 yıl önce dönemin başbakanı Bülent Ecevit'in kendisinden "Başörtüsünün Kuran'da yeri olup olmadığı"na ilişkin bir çalışma yapmasını istediğini belirtti.

Özdağ, "Araştırmayı yaptım ve Sayın Ecevit'e sundum. Çalışmayı inceledi ve sonra, 'Tıpkı benim düşündüğüm gibi. Ancak ben bunu açıklayamam. Bence bunu siz yayın yoluyla açıklamalısınız' demişti" dedi.

Toplam 67 kitap yayımlayan 91 yaşındaki Bozdağ, başörtüsüyle ilgili bu çalışmasını yayımlamaya fırsat bulamadığını, ancak bunu kamuoyuna açıklamayı bir borç bildiğini belirterek, İslam dininin başörtüsünü emretmediğini, Nur Suresi'nin 31. ayetinde yer alan örtünme konusunun başla değil, göğüslerin örtülmesiyle ilgili olduğunu ileri sürdü.

Kadının 'ziynet yerleri'

Bozdağ, "Kuran, 'Dışarı çıkarken başınıza örtü alın" diyor, ama bunu emretmiyor; 'iyi olur' anlamında tavsiye ediyor. Ancak süslerinizi gizleyin dediği yer Diyanet'in dediği gibi 'gerdan' değil, 'göğüsler'dir. Bunu bir tek Yaşar Nuri Öztürk mealinde dile getirdi" diye konuştu.

Bozdağ, konuyla ilgili olarak şunları söyledi:
"Nur suresinin 31. ayetinde ayrıntıları ile açıklanan örtünme koşullarından anlıyoruz ki, 'örtünme' herkese karşı değildir. Ev içi ilişkilerde örtünme; kadının karşısındaki insanda şehvet duygusunu uyandırmayacak biçimde giyinmesidir. Şehvet duygusunu kamçılayan 'ziynet yerleri'dir. Nur suresinin 31'inci ayetine göre, kadının ziynet yeri, yakadan sonra başlayan yer ya da başka bir yorumla, göğüs çaprazından sonrası.
Nur suresinin 31. ayetinde, 'Gizledikleri süslerinin bilinmemesi için, ayaklarını yere vurmasınlar' deniyor.
Kim ayaklarını yere vurmayacak? Kadınlar. Niye vurmayacaklar? Gizledikleri süslerinin bilinmemesi için. Ayaklarını yere vurdukları zaman, hangi süsleri belli olur? Göğüsleri.
Çünkü ayaklar yere vurulunca, titreyerek varlıklarını belli eden tek kadın uzvu göğüslerdir. Ve bu kadın uzvunu Kuran, aynı ayette, 'gizledikleri süslerinin bilinmemesi için' diye niteliyor."

Komutan ve Evlatları

Prof. Dr. Hikmet Özdemir, Atatürk hakkında çoğu ilk kez yayınlanan belgeleri “Komutan ve Evlatları” adıyla kitaplaştırdı

Kitapta Atatürk’ün Çanakkale Savaşları’yla ilgili şu cümlesi dikkat çekiyor: Tüm muharebe boyunca biri düşmanla, diğeri üst komutanlıkla iki ayrı çarpışmada vuruşmam gerekti

Türk Tarih Kurumu Ermeni Araştırmaları Başkanı Prof. Dr. Hikmet Özdemir, Atatürk’ün yıldızının parladığı an olarak da bilinen 10 Ağustos 1915 gecesi çerçevesinde Çanakkale Savaşları’nı “Komutan ve Evlatları” adıyla kitaplaştırdı. Kitapta Çanakkale Savaşları’nda Anafartalar Komutanı Mustafa Kemal ve askerleri, çoğu ilk kez yayınlanan yerli ve yabancı belgelere dayanılarak anlatıldı. Kitap, ANKA Haber Ajansı tarafından bastırıldı.

Kitapta Atatürk’ün İngiliz arşivlerinde bulunan Conkbayırı’na ilişkin geniş anlatımı da yer aldı. Söz konusu belgeye göre, cephede albay olan Mustafa Kemal, zaferden 17 yıl sonra 21 Mayıs 1932’de Çankaya Köşkü’nde cumhurbaşkanı sıfatıyla İngiliz Büyükelçi George Clerck ile Askeri Ateşe Binbaşı O’Leary’yi kabul etti. Türk resmi kayıtlarında bulunmayan görüşme İngiliz arşivlerinde yer aldı. Atatürk’ün daha önce yayınlanmamış anlatımını içeren belgede şu sözleri dikkat çekiyor: “Tüm muharebe boyunca biri düşmanla, diğeri de üst komutanlıkla iki ayrı çarpışmada vuruşmam verekmişti.”

Karşı çıkanı vurmalı

Prof. Özdemir, Komutan’ın disiplin anlayışı konusunda ise verdiği şu emri örnek gösteriyor:

“Bazı birliklerin henüz düzenli duruma girmedikleri anlaşılıyor. Yapacağım denetleme sonucunda, taburunu ve alayını düzenli duruma sokmayan ve savaşın gidiş durumuna göre iyi kullanma ve hizmetlendirmede yetersiz olan tabur ve alay komutanı görülürse, sonunu kendi düşünsün... Düzenin kurulmasına karşı olan ve karşı çıkanları her birlik komutanı ve her subay vurmak zorundadır.”

Subaylara güven verdi

Kitabın “Yıldızın Parladığı An” bölümünde 9 Ağustos 1915 gecesi Conkbayırı’nda Mustafa Kemal’in subayları uykuda bulduğu ve “Sanki muharebenin sevk ve idaresini Allah’a bırakmışlardı” diye konuştuğu belirtilerek, özetle şunlar anlatılıyor: “Yorgunluk ve sinir gerginliğinden yüzü solmuş olmakla birlikte sükunet ve nefsine itimadını korumaktadır. Komutanın bu tutumu, subayların yitirdikleri güveni yeniden kazanmalarında etkili olmuştur.”

Tek adım gerilemeyin

Mustafa Kemal’in askerlerine verdiği emirlerinden biri de “yorgunluk üzerine”dir: “Burada benimle beraber dövüşen her asker bilmelidir ki, tek bir adım dahi gerilememek namus borcudur. Hepinize şunu hatırlatırım ki, siz şimdi dinlenmek isterseniz, yurdumuz hiçbir zaman huzura kavuşamaz. Bütün silah arkadaşlarımızın bu düşüncede olduğuna ve düşmanı denize dökünceye kadar yorgunluk belirtisi göstermeyeceğine inanıyorum.”

Kitabın Çanakkale cephesinde görevli Alman General Hans Kannengeisser’in gözlemleri yer alıyor: Türk askeri kayıtsız-şartsız komutanlarının ardından doğru düşmanın üstüne gider. Eğer birlikler başarısız olursa, büyük olasılıkla komutanlarının yüzündendir... Bir Türk askeri şöyle söylemiştir: ‘Her gün yemek yediğimize göre bu gerçek bir savaş değil.’

BİR HAFTADA İKİNCİ BASKI

Prof. Dr. Hikmet Özdemir’in “Komutan ve Evlatları” kitabı bir haftada ikinci baskıyı yaptı.

Prof. Dr. Hikmet Özdemir, Çanakkale Savaşları’nda yaşanan 10 Ağustos gecesini Atatürk’ün yıldızının parladığı an olarak niteliyor.

Az da olsa spor yapmak hiç yapmamaktan iyi

Spor yapmak için çok fazla zamana ihtiyaç yok. Zira daha az disiplinli bir şekilde yapılan egzersizler de zinde kalmaya katkı sağlayabiliyor.

sporUzmanlar, haftada 5 gün yarımşar saatlik yürüyüşlerin kilo vermek ve zinde kalmak açısından ne kadar önemli olduğunu sürekli olarak vurguluyor. Ancak bundan daha az miktarda çok daha hafif egzersizleri de yabana atmamak gerekiyor. Bir başka deyişle, artık “spor yapmaya zamanım yok” mazeretinin bir geçerliliği kalmadı.

 

Kısa da olsa egzersiz yapmak kalp krizi riskini azaltıyor
İrlanda’da yapılan bir araştırmaya göre; herhangi bir fiziksel aktivite yapmak hiçbir şey yapmamaktan daha iyi. Uzmanların “günde 30 dakika, haftada 5 gün yürüyün” tavsiyesini sadece 3 gün yerine getirenlerin tansiyon ve vücut ölçülerinde düzelme olduğunu gören araştırmacılar, bunun kalp krizi riskini de azalttığı sonucuna ulaştı.

Soğuk sudan içen!

soguksuSoğuk suyu hızlı içmeyin!

 

Özellikle vücut ısısı yüksekken, hızlı içilen soğuk su vücutta terleme fonksiyonunu artırıp, tuz ve mineral kaybına neden oluyor.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Sağlık Yüksekokulu Müdürü Prof.Dr. Günhan Erdem, "Özellikle vücut ısısı yükseldiğinde soğuk suyun hızlı içilmesi, vücutta terleme fonksiyonunu artıracağından çok fazla tuz ve mineral kaybetmeye neden olur. Soğuk suyun olumsuz etkilerinden korunmak için yudum yudum içmeliyiz" dedi.

 

“DOĞRUDAN SU İÇMEYE ÖZEN GÖSTERIN”

Prof.Dr. Günhan Erdem, özellikle aşırı sıcakların yaşandığı bu günlerde doğrudan su içmeye özen gösterilmesini isteyerek, çay, kahve, meşrubatın suyla birbirine denk olmadığını söyledi. Suyun vücut için doğal bir çözücü olduğunu anlatan Prof.Dr. Erdem, şöyle konuştu: "Suyun insan vücudunda 2 temel görevi var. Birincisi vücuttaki hücrelerin metabolizma faaliyetleri için ihtiyaç duydukları su moleküllerini temin etmek diğeri ise vücuttaki atık maddelerin atılmasını sağlamak. Suyun insan vücudunda bu görevleri yerine getirmesi ve metabolizmanın faaliyetlerinin sürdürülebilmesi için suyu çözücü şeklinde almamız gerekiyor. vardır." Prof.Dr. Erdem, sabah kalkınca, akşam yatmadan önce ve yemeklerden sonra mutlaka bir bardak su içilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.

Düğün mevsimi geldi çattı,güzel gelinlere güzel gelinlikler.

elinbasi

Masum gelinlere uçuk saçlar

“Gelinliğin masumiyetine uysun diye yapılan sade saç modelleri bu sene demode. Gelinliğin ve gelinin güzelliğini daha da ön plana çıkarmak için tasarlanan kişiye özel abartılı saçlar ise yaz düğünleri için ideal. Gelinliğin modeline, düğünün mekânına göre şekillenen tasarımlarla gelinler artık daha da göz kamaştırıcı bir güzelliğe sahip olacaklar.”

Bu cümleler ünlülerin vazgeçemediği usta kuaför Kırıktarak Ali’ye ait. Saç tasarımı konusunda yurtdışındaki tüm etkinliklere ve fuarlara katılarak son trendleri takip eden Kırıktarak Ali gelinbaşları konusunda bir hayli iddialı… Ünlü kuaför son trendlerin daha dikkat çekici, daha modern ve sıradanlıktan kurtulmuş olduğunu ve gelinlerin alışılmışın dışında saçlar yaptırdığını söylüyor.

Gelinbaşlarının gelinlik ve makyajla da uyumlu olması gerektiğini vurgulayan Kırıktarak Ali güzelliğin bir bütün olması gerektiğini savunuyor.

Gelinlerle konuşulup ortak bir paydada buluşularak tasarlanan saçların gelinleri mutlu ettiğine inanan kuaför “Gelinin en önemli aksesuarının ne takısı ne makyajıdır esas sır saçların ışıltısındadır” diyor.

Saç biçiminin kadının tarzını ve karakterini de yansıttığına inana Kırıktarak Ali bir genç kızın hayatının en önemli gününde karakterine ve beğenilerine uygun bir saç yapılmasının altını çiziyor.

Saç yapımında önemli bir noktayı daha belirten Kırıktarak “Bazen gelinler bir model beğenip onu istiyorlar. Fakat her saç her yüz tipine uygun değildir. Bu nedenle gelinle konuşarak yüzüne ve gelinliğine uygun model yapılmalıdır.” diyor.

Abartılmış uçuk gelinbaşlarını farklı aksesuarlarla da süsleyerek renklendiren Kırıktarak Ali bu modellerinin bazılarını pop müziğin genç ve yetenekli ismi Pınar Öner’de denedi.

Henüz bekâr olan ama ilerisi için evlilik hayalleri kuran Öner “Ali Bey’in denediği saçlar bana da çok uçuk geldi ama yine de çok beğendim. Hatta bu duyguyu tamamlamak için gelinlik giyip objektiflerin karşısına geçtim. Umarım Ali Bey ben gerçekten evleneceğim zaman da saçlarımı bu kadar muhteşem yapar” dedi.