Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

MAKSİMUM

Ana sayfa | Yazılar | Resimler | Videolar
3 tane "çocuk" etiketli yazı bulundu "çocuk" tagli diger ogeler resimler , videolar

Bebeğinizi hastalıklardan koruyun.

hb Öksürük Öksürük, genellikle soğuk algınlıklarında görülür ve çoğunlukla viral kaynaklıdır. Belirtiler: Balgam çıkartacağı kadar kuvvetli ve hırıltılı öksürük. Boğazda oluşan bir tahriş yüzünden ortaya çıkabilecek kuru öksürük. Ne yapmalı?: Çocuğunuz balgam çıkarıyorsa bunu yutmadan dışarı atmasını sağlayın. Yapamıyorsa, öksürük nöbeti sırasında karın üstü pozisyonda dizlerinize yatırarak, sırtına hafifçe vurun. Öksürüğü uzun sürerse, doktora danışmanız gerekir. Kuru öksürüğün tedavisinde ise çocuğa bol bol sıvı verin ve bulunduğu ortamları nemli tutun.

Kulak Ağrısı

Çocuklarda kulak ağrısına yol açan ve en sık görülen hastalık orta kulak iltihabıdır. (otitis media). Enfeksiyon arttıkça, orta kulak sıvıyla dolar ve çok can acıtır.

Belirtiler: Konuşamayacak kadar küçük çocuklar, kulaklarını ovuşturarak acılarını belli edebilirler. Bebekler ise genel olarak sağlıksız durumdadırlar. Daha büyük çocuklar, kulak ve baş ağrısından şikayetçi olurlar. Ayrıca iyi duymamaya başlarlar. Hafif ateş olabilir.

Ne yapmalı?: Doktorunuza danışın, bebeğinize ağrı kesici ve büyük olasılıkla antibiyotik vermenizi önerecektir.

***

Ateş

Ateş, genelde grip virüsü ile ortaya çıkar. Belirtiler soğuk algınlığına benzer, ama daha şiddetlidir.

Belirtiler:Yükselen ateş, soğuk algınlığı belirtileri, ağrı ve sancılar, baş ağrısı, iştahsızlık mızmızlık ve kusmadır.

Ne yapmalı?: Baş ağrısı, kusma ve mızmızlık, menenjit gibi daha ciddi hastalıkların da belirtisi olabilir. Özellikle bebeğiniz küçükse hemen doktora danışın. Çocuğunuza yaşına uygun dozda parasetamol verin. Onu dinlendirin ve bol bol sıvı almasını sağlayın.

***

Boğaz Ağrıları

Boğaz ağrılarının sebebi viral enfeksiyonlardır. Boğaz enfeksiyonunun sebebi ise, yüzde 20 oranında bakteriyeldir ve kesinlikle antibiyotik tedavisini gerektirir.

Belirtiler: Yutmada zorluk, şişmiş lenf bezleri ve bademcikler, yükselen ateş, kimi zamanlarda kulak ağrısı, boğaz ağrılarının belirtilerindendir.

Ne yapmalı?: Basit boğaz ağrıları, tedavisiz de düzelebilir. Bir süre içinde düzelmeyen boğaz ağrılarını doktorunuza danışmanız gerekir. Evde önce parasetamol kullanabilirsiniz. Çocuğa bol bol sıvı verin, boğazından kolay geçmesi için püre haline getirilmiş yiyecekler yedirin.

***

Soğuk algınlığı kötüye giderse...

Kimi durumlarda soğuk algınlıkları, özellikle 1 yaşın altındaki bebeklerde bronşit gibi hastalıklara yol açabilir. Bebeğinizin durumu kötüleşirse ya da aşağıdaki belirtilerden birini görürseniz, mutlaka doktorunuzu arayın.

Nefes alması yavaş ve hafifse, nefes vermede zorlanıyorsa, hiçbir şey yemiyorsa, dudakları morarıyorsa tam olarak oksijen alamıyor demektir. Bu durumda, ambulans çağırmanız ya da en yakın acil servise götürmeniz gerekir.

***

Kış ilaçları köşesi

Eczanelerde satılan bu ilaçları evde bulundurursanız, çocuğunuzun kış hastalıkları ile başa çıkmanız hiç zor olmayacaktır.

Serum fizyolojik damla: Bebeğin burnunu açmak için.

Parasetamol: Ateş ve ağrı için. 3 aylıktan küçük bebeklerde kullanmak için doktora danışın.

Göğüs ovma kremi: Mentol ve okaliptüs içerir. Göğüse masaj yaparak solunum yollarının açılması sağlanır. Kremin bebeğinizin yaşına uygun olmasına dikkat edin.

Vazelin ya da nemlendirici krem: Çatlak ve kuruyan cilt için el altında nemlendirici krem bulundurmak gerekir.

Kırılmaz derece: Bebeğin ateşini kesin olarak doğru ölçebilmek için mutlaka derecenizin olması gerekir.

Şırınga: İğnesiz olarak küçük bebeklere ilaç vermekte kullanılabilir.

Tek kullanımlık serum fizyolojik flakonları: Bebeğin burnunu açmak içindir. Kullanımı çok rahattır.

Hamileyseniz dişinize dikkat edin...

hamile11Hamilelikte kadınların tatlıya ve abur cubura daha fazla yönelmeleri ve genellikle geceleri de yemek yemeleri nedeniyle bu dönemde dişlerinin daha kolay çürüdüğü bildirildi.

Konya Diş Hekimleri Odası Başkanı Birol Karakaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hamilelik döneminde vücuttaki dengenin bozulmasının dişlerin daha çabuk çürümesine ortam hazırladığını söyledi.

Kadınların hamilelik öncesinde ve hamilelik döneminde diş hekimine başvurmalarının önemli olduğunu belirten Karakaya, bu dönemde yaşanan hormonal değişikliklerin plak birikimi ve diş etinde şişme, kızarıklık, kolay kanama gibi durumlara yol açtığını bildirdi.

Hamilelikte diş çürümesi ve diş kaybının en önemli nedeninin bu dönemde kadınların tatlıya ve abur cubura daha fazla yönelmeleri olduğunu ifade eden Karakaya, ayrıca normal kişilerin aksine hamile kadınların sıkça gece kalkıp yemek yediklerini ifade etti.

Tüm bunlardan sonra ağız ve diş bakımının ihmal edilmesinin diş çürüklerine yol açtığını bildiren Karakaya, şöyle konuştu:

''Hamile kadınlar, bu dönemde istedikleri her şeyi yiyebilme rahatlığını buluyorlar. Hamile kadınlarda tatlıya ve abur cubura aşırı bir istek beliriyor. Ayrıca sıkça gece de kalkıp bir şeyler yiyorlar. Bunlardan sonra diş fırçalama ise ihmal ediliyor. Kadınlar, özellikle hamileliğin ilk aylarında görülen kusma durumlarından sonra ağız bakımına yeterince önem vermiyor. Ayrıca diş etleri hassaslaşan anne, kanamalardan dolayı diş fırçalamaktan kaçınıyor. Bütün bunlar hamile kadınlarda, daha kolay diş çürümesine neden oluyor.''


-HAMİLELERE ''ÜŞENMEYİN'' UYARISI-


Bu nedenle hamilelikte diş sağlığına normal dönemden daha fazla özen göstermek gerektiğini belirten Karakaya, ''Yapılacak şey çok zor değil. Bu dönemde dengeli beslenme diş sorunlarını büyük ölçüde azaltacaktır. Süt ve süt ürünleri, yeşil yapraklı sebzeler yenilerek kalsiyum alınabilir. Ayrıca ağız ve diş bakımı, üşenilmeyip ihmal edilmezse, bu dönem dişlerde kayıp olmadan tamamlanabilir'' dedi.

Karakaya, bebeğin ileride sağlıklı dişlere sahip olması için de hamilelik döneminde dengeli beslenmenin çok önemli olduğunu sözlerine ekledi.

Severek giydiğimiz Jean dosyası

ean
Jean'ler genellikle koton kumaştan üretilir, yıkama ve dikim aşamasında farklılıklar gösterir. Bunun sonucunda sık dokumalı, aşınmış, kırçıllı gibi değişik dokular ortaya çıkar.

Örneğin dikkatli bakıldığında çizik çizik görünen kumaşlar diğerlerine nazaran daha ince ve hafif olurlar. Sık iplikle dokunmuş olanlar daha kalın ve vücudu saran kumaşlardır, vücudu iyi toparlayıp şekil verirler. Unutmadan bu sene yeni bir akım haline gelen organik kumaşlar jean’lerde de kullanılmaya başlandı. Kök boya ile boyanıp bitkisel ürünlerle üretilen kıyafetlere ‘’yeşil akım’’deniyor. Organik ürünlerle boyanıp üretilen jean'ler daha hafif ve bizi terletmiyor.

Rahatlığınıza önem veriyorsanız basic jean'ler tam size göre. O bakımdan gece veya gündüz jean’iniz ile sade ve basic kombinasyonlar yaratın. Gündüz giydiğiniz jean’i sadece topuklu bir ayakkabı ve şık parlak aksesuarlarla geceye uygun hale getirebilirsiniz. Uzun paçalar bacak boyunuzu olduğundan daha uzun gösterecektir. Boyuna güvenenler ise bol paçaları babetlerle, olduğundan daha uzun gözükmek isteyenler ise yüksek stilettolarla jean'lerini kombin edebilirler. Eğer kısa paçalı bir jean giyecekseniz tercihinizi babetlerden yana kullanın. Bir detay daha uzun paçalı ve dar bir jean giyerken paçaları ayakkabının üzerine çıkarmak hala moda.önümüzdeki sezonda bunu sık sık göreceğiz.

Yüksek belli jean'leri giymek biraz cesaret isteyebilir. Arka tarafı yüksek ön tarafı daha düşük bir jean giyerseniz daha modern bir görüntü elde edebilirsiniz. Size bir örnek; Yüksek belli bir jeanin üzerine bol üstler yerine dargömlek ve t-shirt giyip hoş bir hava yakalayabilirsiniz.

Jean’lerde ki en güzel detay ceplerdir. Artık jean'lerdeki cep detayları renkli grafiklerle tasarımcılar tarafından süsleniyor. Bir püf noktası; Büyük cepler geniş kalçaları saklayarak daha güzel gösterir, ayrıca kalçanızın daha kalkık ve şekilli görünmesini istiyorsanız jean alırken cep kısmının yüksek olmasına dikkat edin. Küçük cepler ise tüm dikkati kalçalara çeker. Unutmadan bir detay daha var jeanler konusunda; Paça kısımları fermuarlı olan modelleri
Stilettolarla giymenizi tavsiye ediyorum…çok havalı olabilirsiniz!

Jean'lerde kullanılan renklere gelince kesinlikle bir tane gri jean alın derim. Önümüzdeki sezonda kullanabileceğiniz gri jean, maviden daha şık, siyahtan daha neşeli duracaktır. Klasik jean’in yeni rakibi olan bu renk özellikle gece davetlerinde siyah pantolona bir alternatif olarak karşımıza çıkıyor.

Grinin yanı sıra jean’lerde dilediğiniz kadar uçabilirsiniz. Fosforlu pembeler, canlı sarılar, sütlü kahveler ve kırmızılar da renk skalasına dahil. Giymek biraz cesaret istiyor ama doğru renk uyumu yakalandığında harika bir görüntü elde edebilirsiniz.

Farklı olmak ve tarzınızı ortaya koymak istiyorsanız simli metalik renkteki jean’ler sizin yardımınıza koşacaktır. Bütün olarak simli giymek istemiyorsanız detaylarda doreler ve yırtık aşınmış jeanleri deneyebilirsiniz. Sezona asi bir hava katan bu modeller bir dönemin favori rengi buz mavisiyle beraber tekrar aramıza geliyor. Kıştan yaza popülerliğini koruyan skinny modelleri giymeye devam edebiliriz. Koyu denim rengi ise daha ince ve daha zayıf görünmek isteyenlerin yaz-kış favorisi.

Retro tarz revaçta olduğundan beri ikinci el mağazalarda popülerliğini arttırdı. Yüksek bel, bol paçalı, koyu veya buz mavisi jean’leri bu sezon denemekten kaçınmayın derim. İkinci el mağazalarda bir sürü retro tarzı jean bulabilirsiniz.

Son olarak jean almak kadar altına giyilecek ayakkabılarda çok önemli. Bu sezon çok moda olan dolgu topukları kesinlikle gözardı etmeyin derim. Gece için jean giymek istiyorsanız stillettolar kesinlikle ilk sırada olmalı….

Her dönem bizim kurtarıcımız olan jean pantalonları bu sezon ve sonbahar/kış sezonunda da ilk sıralarda yer alacak. O yüzden indirimler başlamışken değişik modellerde olan jean’lerden almayı sakın unutmayın….

İpek Erberksoy
Moda Tasarımcısı