| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

MAKSİMUM

Ana Sayfa | Yazılar | Resimler | Videolar< önceki | sonraki >
Yazılar

Özay hapiste bulaşık yıkadı mı?

bulasikci
Tuğba Özay 10 günü geride bıraktı. Manken bakın günlüğe neler yazmış?
Kendisinden ayrılmak istemeyen eski sevgilisi Akın Büyüoğlu'nu tehdit ettirmek amacıyla Yaşar Öz'ün adamı Abdülcabbar Kibaroğlu'nu azmettirdiği ileri sürülen ve Rulet Operasyonu dahilinde tutuklanan Tuğba Özay'ın, Paşakapısı Cezaevi'ndeki 10. günü geride kaldı.

Özay'ın günlük olarak kullandığı defterdeki satırlardan, ünlü mankenin hapishaneye alışmaya çalıştığı buna rağmen uyum sağlamakta zorlanmadığı açıkça görülüyor.

BURADA OLMAK ÇOK ZOR
Günlüğüne "Bütün günümü kitap okuyarak ve televizyon seyrederek geçiriyorum. Burada yeni bir arkadaşım oldu. Koğuşta tek Türkçe bilen, Bulgar bir tutuklu. Kendisiyle bol bol dertleşiyor sohbet ediyoruz. Buradaki mahkum arkadaşlar bana çok yardımcı oluyor. Çamaşır ve bulaşık bile yıkatmıyorlar" diye yazan Özay, cümlelerine şöyle devam ediyor:

"Kendimi iyi hissettiğim zamanlarda mahkum arkadaşlara aerobik dersi veriyorum ve onlarla voleybol oynuyorum. Burada vakit geçirmek çok zor. Geceleri erken yatıp uyumaya çalışıyorum fakat sabah 5-6 gibi uyanıyorum. Burada geçirdiğim sıkıntılı günler yüzünden yemek yerken çok zorlanıyorum. Cezaevi yemeklerine yeni alıştım ve bu süre içinde tam 3 kilo verdim."

2008'E KADAR CEZAEVİNDE

Özay'ın tutuklanmasına avukatı Edip Önder tarafından bir üst mahkemeye itiraz edilmişti. Rulet Operasyonu soruşturmasının yaklaşık 1-2 ay daha sürebileceği ve dava açıldığı tarihte iş yoğunluğu nedeniyle duruşma gününün 3-4 ay sonrasına verilebileceği belirtildi. Hâkim karşısına altı ay sonra çıkması beklenen Özay'ın yılbaşını Paşakapısı Cezaevi'nde geçirmesi olasılığının yüksek olduğu kaydedildi.

MySpace, internet üzerinden oyuncu seçiyor

myspaces Web dünyasının en büyük sosyal ağlarından MySpace, bir ilki gerçekleştirerek internet kullanıcılarının rol alacağı ilk filmin seçmelerini yine internet üzerinden gerçekleştirdi.

İnternetin en çok kayıtlı kullanıcıya sahip sosyal ağlarından MySpace, sıradışı bir deneme çekimine imza attı.

İnternetin “kullanıcılar tarafından çekilen ilk filmi”nde yer almak isteyen MySpace üyeleri bilgisayar ekranı karşısında yeteneklerini sergiledi.

Sitenin Avrupa ayağı tarafından İngiltere çapında düzenlenen seçmelerle, amatör oyuncu ve yönetmenlere yeni fırsatlar yaratılması planlanıyor.

MySpace Avrupa Eğlence Böl. Müd. James Fabricant, “MySpace İngiltere’de güçlü bir film topluluğu zaten mevcut ve bu insanlar fikirlerini ve yaratıcılıklarını paylaşıyorlar. Yaptığımız sadece bu yaratıcılığı film yapım sürecine aktarmak” dedi.

İngiliz kullanıcıların web kameraları önünde gerçekleştirdikleri çekimler yine MySpace’in seçtiği bir yönetmenin onayından geçecek.

James Fabricant, “Normalde seçmelerde birinin önünde rol yaparsınız ama burada kendi kendinize yapıyor gibisiniz. Sinirler de geirlmeyince biraz zor oluyor, elinizden gelenin en iyisini yapmak için odaklanmanız gerekiyor” dedi.

Seçmeleri başarıyla tamamlayanlar bir romantik komedi olan “Faintheart” adlı filmde rol almaya hak kazanacak.

Cep telefonu ile mesaj yazarken tren çarptı

trenkazasi

ABD'nin Ohio eyaletinde cep telefonu ile mesaj yazarken tren yolundan geçmeye çalışan gence tren çarptı.

Görgü tanıkları, Zachariah Smith (18) adlı gencin bir trenin geçmesini bekledikten sonra hemzemin geçitten geçmeye başladığını, ancak diğer yönden gelen başka bir treni fark etmediğini söylediler.

Trenin çarpmasıyla yaklaşık 15 metre uzağa fırlayan Smith'in hastaneye kaldırıldığı ve durumunun ciddi olduğu belirtildi.

Kazayı duyduktan sonra olay yerine giden ve görgü tanıkları ile görüşen belediye başkanı Richard Ellison, "Trenin düdüğü deliler gibi çalıyormuş ama genç mesaj yazmakla meşgulmüş. Hayal dünyasındaymış" dedi.

Kaza sırasında trenin kaç kilometre hızla gittiği belirtilmedi.

Ayının elinden nasıl kurtuldu

ayi

Tunceli'nin Pülümür ilçesinde kaybolan koyunlarını aramaya çıkan bir çoban, kendisine saldıran ayıdan boğazına sarılarak kurtuldu. Edinilen bilgiye göre, sabah saatlerinde kaybolan koyunlarını aramak için Pülümür ilçesi yaylasına çıkan Ali Pektemur (29), ormanlık alanda bir ayıyla karşılaştı. Ayının saldırması üzerine bir süre kurtulmak için mücadele eden Pektemur, ayının boğazına sarılarak kaçmayı başardı.

Ayıyla kısa bir boğuşma yaşadıktan sonra ayının kaçtığını belirten Paktemur, omuzlarından ve karın bölgesinden yaralandı. Yakınları tarafından Erzincan Devlet Hastanesi'ne getirilen çoban müşahede altına alındı. Ormanlık alanda ilerlerken karşısına çıkan ayının iki ayağı üzerinde beklediğini belirten Pektemur, "Üzerime saldırdı. Bir süre mücadele ettim. Kurtulamayacağımı anlayarak boğazına sarıldım. O da kollarımdan tutarak beni sağa sola salladı. Boğazını bırakmayınca beni bırakarak kaçtı" dedi.

Öte yandan hastanede tedavi altına alınan Ali Pektemur, polise ifade verdi.

DP'de sarışınların savaşı

dpsarisin
DP başkanlık yarışı büyük çekişmeye sahne olacak. DP'yi topuk sesleri sardı.

Demokrat Parti’nin (DP), seçim yenilgisinin ardından kasım ayında büyük kongre kararı alması, lider adaylarını harekete geçirdi.Nevval Sevindi ve Tansu Çiller liderlik için yarışan iki kadın olarak bir ilke imza atacak.

TANSU HANIM GARANTİ

Çiller’in adaylığını önceki gün açıklayan Turan Güven, Tansu Hanım’ı tekrar ziyaret ederek adaylık için bir onay almayacaklarını söyledi. Güven, “Kendisinin ‘Taban isterse dönerim’ mesajı bizim için yeterlidir. Sayın Çiller’in seçilme sorunu yoktur. Tabanın kendisini istediği de ortadadır. Başka birinin DP’nin başına geçmesi doğru olmaz, hoş olmaz” dedi.

TOPUK SESLERİ SARDI

17-18 Kasım’da yapılacak DP büyük kongresinde Çiller’in aday gösterilmesiyle liderlik için iki kadının ismi öne çıktı. Kongre sürecine kadar üçüncü bir aday çıkmazsa, bir dönem Ağar’ın sağ kolu olan Nevval Sevindi ile eski Başbakan Tansu Çiller, genel başkanlık koltuğuna oturmak için kongrede yarışacak. İki kadın adayın genel başkanlık yarışı Türk siyasi tarihinde bir ilk olacak.

Sevindi’nin adaylığına Çiller kanadından da destek geldi. Turan Güven, “İki hanım aday olursa elbette kongre çok daha güzel olur. Nevval Hanım’ı da cesaretinden dolayı kutlarım” diye konuştu.

(Akşam)

Hamileyseniz dişinize dikkat edin...

hamile11Hamilelikte kadınların tatlıya ve abur cubura daha fazla yönelmeleri ve genellikle geceleri de yemek yemeleri nedeniyle bu dönemde dişlerinin daha kolay çürüdüğü bildirildi.

Konya Diş Hekimleri Odası Başkanı Birol Karakaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hamilelik döneminde vücuttaki dengenin bozulmasının dişlerin daha çabuk çürümesine ortam hazırladığını söyledi.

Kadınların hamilelik öncesinde ve hamilelik döneminde diş hekimine başvurmalarının önemli olduğunu belirten Karakaya, bu dönemde yaşanan hormonal değişikliklerin plak birikimi ve diş etinde şişme, kızarıklık, kolay kanama gibi durumlara yol açtığını bildirdi.

Hamilelikte diş çürümesi ve diş kaybının en önemli nedeninin bu dönemde kadınların tatlıya ve abur cubura daha fazla yönelmeleri olduğunu ifade eden Karakaya, ayrıca normal kişilerin aksine hamile kadınların sıkça gece kalkıp yemek yediklerini ifade etti.

Tüm bunlardan sonra ağız ve diş bakımının ihmal edilmesinin diş çürüklerine yol açtığını bildiren Karakaya, şöyle konuştu:

''Hamile kadınlar, bu dönemde istedikleri her şeyi yiyebilme rahatlığını buluyorlar. Hamile kadınlarda tatlıya ve abur cubura aşırı bir istek beliriyor. Ayrıca sıkça gece de kalkıp bir şeyler yiyorlar. Bunlardan sonra diş fırçalama ise ihmal ediliyor. Kadınlar, özellikle hamileliğin ilk aylarında görülen kusma durumlarından sonra ağız bakımına yeterince önem vermiyor. Ayrıca diş etleri hassaslaşan anne, kanamalardan dolayı diş fırçalamaktan kaçınıyor. Bütün bunlar hamile kadınlarda, daha kolay diş çürümesine neden oluyor.''


-HAMİLELERE ''ÜŞENMEYİN'' UYARISI-


Bu nedenle hamilelikte diş sağlığına normal dönemden daha fazla özen göstermek gerektiğini belirten Karakaya, ''Yapılacak şey çok zor değil. Bu dönemde dengeli beslenme diş sorunlarını büyük ölçüde azaltacaktır. Süt ve süt ürünleri, yeşil yapraklı sebzeler yenilerek kalsiyum alınabilir. Ayrıca ağız ve diş bakımı, üşenilmeyip ihmal edilmezse, bu dönem dişlerde kayıp olmadan tamamlanabilir'' dedi.

Karakaya, bebeğin ileride sağlıklı dişlere sahip olması için de hamilelik döneminde dengeli beslenmenin çok önemli olduğunu sözlerine ekledi.

Naomi'de Sanat için soyunacak

naomi1Dünyaca ünlü bir manken daha beyazperdeye soyunuyor. Kaprisleriyle, beraber çalıştığı insanları canından bezdiren ve aldığı 5 günlük yer temizleme kamu hizmeti cezasıyla akıllarda kalan Naomi Campbell, yönetmenliğini Catherine Brelillat'ın yapacağı 'Bad Love' isimli sinema filminde oynayacak.

Naomi Campbell’in yanı sıra birçok ünlü ismin de yer alacağı filmin çekimlerine sonbaharda Paris’te başlanacak.

Bakalım ünlü manken podyumlardaki başarısını sinemada da gösterebilecek mi?

Genç kalmanın sırrı ne?

enckalYaşlanmayı geciktirici bir dizi yöntemlerin oldukça popüler olduğu günümüzde, düzenli yapılan sporlar etkin gençlik ve zindelik sağlıyor...

Yüzme: Yaşlandırmayı geciktiren en etkili spor olarak görülüyor. Özellikle sırtüstü yüzmek, göğüs, sırt kaslarını daha etkili hareket ettirdiği için olası sarkmaları engelliyor. Ayrıca yine stres hormonlarını devreden kaldırıp, ruhsal olarak da insanda olumlu etki bırakıyor.

Bisiklet: Yüksek bir anti-aging faktörü olarak gösterilen bisiklet, aynı zamanda vücudu da genç tutuyor. Bacak kaslarını ve kalçaları sıkılaştıran bisiklet, her yaştan insanların zevkle yapabileceği bir spor olarak görülebilir.

Tenis: Tenis oyuncularının vücutlarının çok güzel olduğunu hiç fark etmiş miydiniz? Vücutta aynı anda tüm kasları hareket ettiren tenis yaşlanmaya karşı da büyük bir kalkan oluşturuyor.

Jimnastik: Her ne kadar yüzme ya da jogging kadar etkili olmasa da, vücudu dinamik ve hareketli kılıyor. Her spor gibi jimnastik yaparken de doğru nefes alıp vermeyi ihmal etmemek gerekiyor.

"Vatandaş dersini almamış"!

Jandarma ile yaşadığı gerginliğe vatandaşın tepki göstermesi,AKP'li vekili kızdırdı.


vekils

AKP’li vekil ile halk arasında gerginlik

AKP'li Edip Uğur park yeri yüzünden tartıştığı Altınolukluların, kız kardeşine küfür ettiğini öne sürdü

BALIKESİR’in Edremit İlçesi’ne bağlı Altınoluk Beldesi’nde, AKP’li vekil ve kız kardeşinin jandarmayla tartışması gerginlik yarattı. Vatandaşlar, jandarma noktasına toplanıp, Milletvekili Edip Uğur ve kızkardeşine “Askere böyle davranamazsınız. Siz asker düşmanısınız” diyerek tepki gösterdi.

AKP Balıkesir Milletvekili Edip Uğur’un kız kardeşi Ahsen Uğur, perşembe günü otomobiliyle Altınoluk’un İskele Mahallesi’ne gelerek otomobilini resmi araçlar için ayrılan Jandarma noktasının önündeki belediyeye ait otoparka park etmek istedi. Ancak nöbet tutan asker, Uğur’a izin vermedi. İddiaya göre; bunun üzerine jandarmayla tartışan Ahsen Uğur, hızla otoparktan çıkarken, bir esnafın motosikletine çarpıp devirdi.

Karşılıklı küfürleşme

Ahsen Uğur, dün saat 15.45 sıralarında bu defa ağabeyi Edip Uğur ile birlikte gelerek otomobilini aynı yere park etmek istedi. Ancak Jandarma ekiplerinin engellemesi üzerine yeniden tartışma çıktı. Bu sırada Milletvekili Uğur, iddiaya göre “Hangi o.. ç... benim kız kardeşime küfreden” diyerek araçtan inerek Jandarma noktasına girip masayı yumrukladı. Olayı gören çevredekiler ’Askere böyle davranamazsınız’ diyerek tepki gösterdi. Milletvekili Uğur, vatandaşların anlatımına göre halka “Siz de işbirlikçisiniz. Biz sizin dersinizi 22 Temmuz’da verdik. Hala anlayamadınız mı” dedi.

Ortam gerginleşirken, kalabalıklaşan grup ’Siz asker düşmanısınız’ diye bağırarak Jandarma noktasına doğru yürümeye başladı. Jandarma halkı olay yerinden uzaklaştırırken, milletvekili dokunulmazlığı nedeniyle Uğur hakkında işlem yapılamadı. Olaya tanık olan bazı vatandaşların, Jandarma komutanlığına giderek, Edip Uğur ve kızkardeşinden, askere karşı geldikleri için şikayetçi oldukları öğrenildi.

Edip Uğur, iddialar üzerine “Gözlem altında değilim. Burada yazlığımdayım. Milletvekillerinin dokunulmazlığı var. Beni kim gözaltına alacakmış. Yok öyle şey. Kimseye hakaret etmedim” diye konuştu.

Vatan

"Kuran'da başörtüsü yok"

Kuran'da başörtüsü yok

 

Eski Başbakan Bülent Ecevit'in isteğiyle araştırma yapan yazar İsmet Bozdağ, 'Kuran'a göre, kadınların gizlemesi gereken yerleri saç ve gerdanları değil, göğüsleridir' dedi

Yazdığı tarih kitapları ve araştırmalarıyla tanınan İsmet Bozdağ, 8 yıl önce dönemin başbakanı Bülent Ecevit'in kendisinden "Başörtüsünün Kuran'da yeri olup olmadığı"na ilişkin bir çalışma yapmasını istediğini belirtti.

Özdağ, "Araştırmayı yaptım ve Sayın Ecevit'e sundum. Çalışmayı inceledi ve sonra, 'Tıpkı benim düşündüğüm gibi. Ancak ben bunu açıklayamam. Bence bunu siz yayın yoluyla açıklamalısınız' demişti" dedi.

Toplam 67 kitap yayımlayan 91 yaşındaki Bozdağ, başörtüsüyle ilgili bu çalışmasını yayımlamaya fırsat bulamadığını, ancak bunu kamuoyuna açıklamayı bir borç bildiğini belirterek, İslam dininin başörtüsünü emretmediğini, Nur Suresi'nin 31. ayetinde yer alan örtünme konusunun başla değil, göğüslerin örtülmesiyle ilgili olduğunu ileri sürdü.

Kadının 'ziynet yerleri'

Bozdağ, "Kuran, 'Dışarı çıkarken başınıza örtü alın" diyor, ama bunu emretmiyor; 'iyi olur' anlamında tavsiye ediyor. Ancak süslerinizi gizleyin dediği yer Diyanet'in dediği gibi 'gerdan' değil, 'göğüsler'dir. Bunu bir tek Yaşar Nuri Öztürk mealinde dile getirdi" diye konuştu.

Bozdağ, konuyla ilgili olarak şunları söyledi:
"Nur suresinin 31. ayetinde ayrıntıları ile açıklanan örtünme koşullarından anlıyoruz ki, 'örtünme' herkese karşı değildir. Ev içi ilişkilerde örtünme; kadının karşısındaki insanda şehvet duygusunu uyandırmayacak biçimde giyinmesidir. Şehvet duygusunu kamçılayan 'ziynet yerleri'dir. Nur suresinin 31'inci ayetine göre, kadının ziynet yeri, yakadan sonra başlayan yer ya da başka bir yorumla, göğüs çaprazından sonrası.
Nur suresinin 31. ayetinde, 'Gizledikleri süslerinin bilinmemesi için, ayaklarını yere vurmasınlar' deniyor.
Kim ayaklarını yere vurmayacak? Kadınlar. Niye vurmayacaklar? Gizledikleri süslerinin bilinmemesi için. Ayaklarını yere vurdukları zaman, hangi süsleri belli olur? Göğüsleri.
Çünkü ayaklar yere vurulunca, titreyerek varlıklarını belli eden tek kadın uzvu göğüslerdir. Ve bu kadın uzvunu Kuran, aynı ayette, 'gizledikleri süslerinin bilinmemesi için' diye niteliyor."

Komutan ve Evlatları

Prof. Dr. Hikmet Özdemir, Atatürk hakkında çoğu ilk kez yayınlanan belgeleri “Komutan ve Evlatları” adıyla kitaplaştırdı

Kitapta Atatürk’ün Çanakkale Savaşları’yla ilgili şu cümlesi dikkat çekiyor: Tüm muharebe boyunca biri düşmanla, diğeri üst komutanlıkla iki ayrı çarpışmada vuruşmam gerekti

Türk Tarih Kurumu Ermeni Araştırmaları Başkanı Prof. Dr. Hikmet Özdemir, Atatürk’ün yıldızının parladığı an olarak da bilinen 10 Ağustos 1915 gecesi çerçevesinde Çanakkale Savaşları’nı “Komutan ve Evlatları” adıyla kitaplaştırdı. Kitapta Çanakkale Savaşları’nda Anafartalar Komutanı Mustafa Kemal ve askerleri, çoğu ilk kez yayınlanan yerli ve yabancı belgelere dayanılarak anlatıldı. Kitap, ANKA Haber Ajansı tarafından bastırıldı.

Kitapta Atatürk’ün İngiliz arşivlerinde bulunan Conkbayırı’na ilişkin geniş anlatımı da yer aldı. Söz konusu belgeye göre, cephede albay olan Mustafa Kemal, zaferden 17 yıl sonra 21 Mayıs 1932’de Çankaya Köşkü’nde cumhurbaşkanı sıfatıyla İngiliz Büyükelçi George Clerck ile Askeri Ateşe Binbaşı O’Leary’yi kabul etti. Türk resmi kayıtlarında bulunmayan görüşme İngiliz arşivlerinde yer aldı. Atatürk’ün daha önce yayınlanmamış anlatımını içeren belgede şu sözleri dikkat çekiyor: “Tüm muharebe boyunca biri düşmanla, diğeri de üst komutanlıkla iki ayrı çarpışmada vuruşmam verekmişti.”

Karşı çıkanı vurmalı

Prof. Özdemir, Komutan’ın disiplin anlayışı konusunda ise verdiği şu emri örnek gösteriyor:

“Bazı birliklerin henüz düzenli duruma girmedikleri anlaşılıyor. Yapacağım denetleme sonucunda, taburunu ve alayını düzenli duruma sokmayan ve savaşın gidiş durumuna göre iyi kullanma ve hizmetlendirmede yetersiz olan tabur ve alay komutanı görülürse, sonunu kendi düşünsün... Düzenin kurulmasına karşı olan ve karşı çıkanları her birlik komutanı ve her subay vurmak zorundadır.”

Subaylara güven verdi

Kitabın “Yıldızın Parladığı An” bölümünde 9 Ağustos 1915 gecesi Conkbayırı’nda Mustafa Kemal’in subayları uykuda bulduğu ve “Sanki muharebenin sevk ve idaresini Allah’a bırakmışlardı” diye konuştuğu belirtilerek, özetle şunlar anlatılıyor: “Yorgunluk ve sinir gerginliğinden yüzü solmuş olmakla birlikte sükunet ve nefsine itimadını korumaktadır. Komutanın bu tutumu, subayların yitirdikleri güveni yeniden kazanmalarında etkili olmuştur.”

Tek adım gerilemeyin

Mustafa Kemal’in askerlerine verdiği emirlerinden biri de “yorgunluk üzerine”dir: “Burada benimle beraber dövüşen her asker bilmelidir ki, tek bir adım dahi gerilememek namus borcudur. Hepinize şunu hatırlatırım ki, siz şimdi dinlenmek isterseniz, yurdumuz hiçbir zaman huzura kavuşamaz. Bütün silah arkadaşlarımızın bu düşüncede olduğuna ve düşmanı denize dökünceye kadar yorgunluk belirtisi göstermeyeceğine inanıyorum.”

Kitabın Çanakkale cephesinde görevli Alman General Hans Kannengeisser’in gözlemleri yer alıyor: Türk askeri kayıtsız-şartsız komutanlarının ardından doğru düşmanın üstüne gider. Eğer birlikler başarısız olursa, büyük olasılıkla komutanlarının yüzündendir... Bir Türk askeri şöyle söylemiştir: ‘Her gün yemek yediğimize göre bu gerçek bir savaş değil.’

BİR HAFTADA İKİNCİ BASKI

Prof. Dr. Hikmet Özdemir’in “Komutan ve Evlatları” kitabı bir haftada ikinci baskıyı yaptı.

Prof. Dr. Hikmet Özdemir, Çanakkale Savaşları’nda yaşanan 10 Ağustos gecesini Atatürk’ün yıldızının parladığı an olarak niteliyor.