| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

MAKSİMUM

Ana Sayfa | Yazılar | Resimler | Videolar< önceki |sonraki >
Yazılar arşiv 08.2007 Other entries in 2007-08 resimler , videolar

Naomi'de Sanat için soyunacak

naomi1Dünyaca ünlü bir manken daha beyazperdeye soyunuyor. Kaprisleriyle, beraber çalıştığı insanları canından bezdiren ve aldığı 5 günlük yer temizleme kamu hizmeti cezasıyla akıllarda kalan Naomi Campbell, yönetmenliğini Catherine Brelillat'ın yapacağı 'Bad Love' isimli sinema filminde oynayacak.

Naomi Campbell’in yanı sıra birçok ünlü ismin de yer alacağı filmin çekimlerine sonbaharda Paris’te başlanacak.

Bakalım ünlü manken podyumlardaki başarısını sinemada da gösterebilecek mi?

Genç kalmanın sırrı ne?

enckalYaşlanmayı geciktirici bir dizi yöntemlerin oldukça popüler olduğu günümüzde, düzenli yapılan sporlar etkin gençlik ve zindelik sağlıyor...

Yüzme: Yaşlandırmayı geciktiren en etkili spor olarak görülüyor. Özellikle sırtüstü yüzmek, göğüs, sırt kaslarını daha etkili hareket ettirdiği için olası sarkmaları engelliyor. Ayrıca yine stres hormonlarını devreden kaldırıp, ruhsal olarak da insanda olumlu etki bırakıyor.

Bisiklet: Yüksek bir anti-aging faktörü olarak gösterilen bisiklet, aynı zamanda vücudu da genç tutuyor. Bacak kaslarını ve kalçaları sıkılaştıran bisiklet, her yaştan insanların zevkle yapabileceği bir spor olarak görülebilir.

Tenis: Tenis oyuncularının vücutlarının çok güzel olduğunu hiç fark etmiş miydiniz? Vücutta aynı anda tüm kasları hareket ettiren tenis yaşlanmaya karşı da büyük bir kalkan oluşturuyor.

Jimnastik: Her ne kadar yüzme ya da jogging kadar etkili olmasa da, vücudu dinamik ve hareketli kılıyor. Her spor gibi jimnastik yaparken de doğru nefes alıp vermeyi ihmal etmemek gerekiyor.

"Vatandaş dersini almamış"!

Jandarma ile yaşadığı gerginliğe vatandaşın tepki göstermesi,AKP'li vekili kızdırdı.


vekils

AKP’li vekil ile halk arasında gerginlik

AKP'li Edip Uğur park yeri yüzünden tartıştığı Altınolukluların, kız kardeşine küfür ettiğini öne sürdü

BALIKESİR’in Edremit İlçesi’ne bağlı Altınoluk Beldesi’nde, AKP’li vekil ve kız kardeşinin jandarmayla tartışması gerginlik yarattı. Vatandaşlar, jandarma noktasına toplanıp, Milletvekili Edip Uğur ve kızkardeşine “Askere böyle davranamazsınız. Siz asker düşmanısınız” diyerek tepki gösterdi.

AKP Balıkesir Milletvekili Edip Uğur’un kız kardeşi Ahsen Uğur, perşembe günü otomobiliyle Altınoluk’un İskele Mahallesi’ne gelerek otomobilini resmi araçlar için ayrılan Jandarma noktasının önündeki belediyeye ait otoparka park etmek istedi. Ancak nöbet tutan asker, Uğur’a izin vermedi. İddiaya göre; bunun üzerine jandarmayla tartışan Ahsen Uğur, hızla otoparktan çıkarken, bir esnafın motosikletine çarpıp devirdi.

Karşılıklı küfürleşme

Ahsen Uğur, dün saat 15.45 sıralarında bu defa ağabeyi Edip Uğur ile birlikte gelerek otomobilini aynı yere park etmek istedi. Ancak Jandarma ekiplerinin engellemesi üzerine yeniden tartışma çıktı. Bu sırada Milletvekili Uğur, iddiaya göre “Hangi o.. ç... benim kız kardeşime küfreden” diyerek araçtan inerek Jandarma noktasına girip masayı yumrukladı. Olayı gören çevredekiler ’Askere böyle davranamazsınız’ diyerek tepki gösterdi. Milletvekili Uğur, vatandaşların anlatımına göre halka “Siz de işbirlikçisiniz. Biz sizin dersinizi 22 Temmuz’da verdik. Hala anlayamadınız mı” dedi.

Ortam gerginleşirken, kalabalıklaşan grup ’Siz asker düşmanısınız’ diye bağırarak Jandarma noktasına doğru yürümeye başladı. Jandarma halkı olay yerinden uzaklaştırırken, milletvekili dokunulmazlığı nedeniyle Uğur hakkında işlem yapılamadı. Olaya tanık olan bazı vatandaşların, Jandarma komutanlığına giderek, Edip Uğur ve kızkardeşinden, askere karşı geldikleri için şikayetçi oldukları öğrenildi.

Edip Uğur, iddialar üzerine “Gözlem altında değilim. Burada yazlığımdayım. Milletvekillerinin dokunulmazlığı var. Beni kim gözaltına alacakmış. Yok öyle şey. Kimseye hakaret etmedim” diye konuştu.

Vatan

"Kuran'da başörtüsü yok"

Kuran'da başörtüsü yok

 

Eski Başbakan Bülent Ecevit'in isteğiyle araştırma yapan yazar İsmet Bozdağ, 'Kuran'a göre, kadınların gizlemesi gereken yerleri saç ve gerdanları değil, göğüsleridir' dedi

Yazdığı tarih kitapları ve araştırmalarıyla tanınan İsmet Bozdağ, 8 yıl önce dönemin başbakanı Bülent Ecevit'in kendisinden "Başörtüsünün Kuran'da yeri olup olmadığı"na ilişkin bir çalışma yapmasını istediğini belirtti.

Özdağ, "Araştırmayı yaptım ve Sayın Ecevit'e sundum. Çalışmayı inceledi ve sonra, 'Tıpkı benim düşündüğüm gibi. Ancak ben bunu açıklayamam. Bence bunu siz yayın yoluyla açıklamalısınız' demişti" dedi.

Toplam 67 kitap yayımlayan 91 yaşındaki Bozdağ, başörtüsüyle ilgili bu çalışmasını yayımlamaya fırsat bulamadığını, ancak bunu kamuoyuna açıklamayı bir borç bildiğini belirterek, İslam dininin başörtüsünü emretmediğini, Nur Suresi'nin 31. ayetinde yer alan örtünme konusunun başla değil, göğüslerin örtülmesiyle ilgili olduğunu ileri sürdü.

Kadının 'ziynet yerleri'

Bozdağ, "Kuran, 'Dışarı çıkarken başınıza örtü alın" diyor, ama bunu emretmiyor; 'iyi olur' anlamında tavsiye ediyor. Ancak süslerinizi gizleyin dediği yer Diyanet'in dediği gibi 'gerdan' değil, 'göğüsler'dir. Bunu bir tek Yaşar Nuri Öztürk mealinde dile getirdi" diye konuştu.

Bozdağ, konuyla ilgili olarak şunları söyledi:
"Nur suresinin 31. ayetinde ayrıntıları ile açıklanan örtünme koşullarından anlıyoruz ki, 'örtünme' herkese karşı değildir. Ev içi ilişkilerde örtünme; kadının karşısındaki insanda şehvet duygusunu uyandırmayacak biçimde giyinmesidir. Şehvet duygusunu kamçılayan 'ziynet yerleri'dir. Nur suresinin 31'inci ayetine göre, kadının ziynet yeri, yakadan sonra başlayan yer ya da başka bir yorumla, göğüs çaprazından sonrası.
Nur suresinin 31. ayetinde, 'Gizledikleri süslerinin bilinmemesi için, ayaklarını yere vurmasınlar' deniyor.
Kim ayaklarını yere vurmayacak? Kadınlar. Niye vurmayacaklar? Gizledikleri süslerinin bilinmemesi için. Ayaklarını yere vurdukları zaman, hangi süsleri belli olur? Göğüsleri.
Çünkü ayaklar yere vurulunca, titreyerek varlıklarını belli eden tek kadın uzvu göğüslerdir. Ve bu kadın uzvunu Kuran, aynı ayette, 'gizledikleri süslerinin bilinmemesi için' diye niteliyor."

Komutan ve Evlatları

Prof. Dr. Hikmet Özdemir, Atatürk hakkında çoğu ilk kez yayınlanan belgeleri “Komutan ve Evlatları” adıyla kitaplaştırdı

Kitapta Atatürk’ün Çanakkale Savaşları’yla ilgili şu cümlesi dikkat çekiyor: Tüm muharebe boyunca biri düşmanla, diğeri üst komutanlıkla iki ayrı çarpışmada vuruşmam gerekti

Türk Tarih Kurumu Ermeni Araştırmaları Başkanı Prof. Dr. Hikmet Özdemir, Atatürk’ün yıldızının parladığı an olarak da bilinen 10 Ağustos 1915 gecesi çerçevesinde Çanakkale Savaşları’nı “Komutan ve Evlatları” adıyla kitaplaştırdı. Kitapta Çanakkale Savaşları’nda Anafartalar Komutanı Mustafa Kemal ve askerleri, çoğu ilk kez yayınlanan yerli ve yabancı belgelere dayanılarak anlatıldı. Kitap, ANKA Haber Ajansı tarafından bastırıldı.

Kitapta Atatürk’ün İngiliz arşivlerinde bulunan Conkbayırı’na ilişkin geniş anlatımı da yer aldı. Söz konusu belgeye göre, cephede albay olan Mustafa Kemal, zaferden 17 yıl sonra 21 Mayıs 1932’de Çankaya Köşkü’nde cumhurbaşkanı sıfatıyla İngiliz Büyükelçi George Clerck ile Askeri Ateşe Binbaşı O’Leary’yi kabul etti. Türk resmi kayıtlarında bulunmayan görüşme İngiliz arşivlerinde yer aldı. Atatürk’ün daha önce yayınlanmamış anlatımını içeren belgede şu sözleri dikkat çekiyor: “Tüm muharebe boyunca biri düşmanla, diğeri de üst komutanlıkla iki ayrı çarpışmada vuruşmam verekmişti.”

Karşı çıkanı vurmalı

Prof. Özdemir, Komutan’ın disiplin anlayışı konusunda ise verdiği şu emri örnek gösteriyor:

“Bazı birliklerin henüz düzenli duruma girmedikleri anlaşılıyor. Yapacağım denetleme sonucunda, taburunu ve alayını düzenli duruma sokmayan ve savaşın gidiş durumuna göre iyi kullanma ve hizmetlendirmede yetersiz olan tabur ve alay komutanı görülürse, sonunu kendi düşünsün... Düzenin kurulmasına karşı olan ve karşı çıkanları her birlik komutanı ve her subay vurmak zorundadır.”

Subaylara güven verdi

Kitabın “Yıldızın Parladığı An” bölümünde 9 Ağustos 1915 gecesi Conkbayırı’nda Mustafa Kemal’in subayları uykuda bulduğu ve “Sanki muharebenin sevk ve idaresini Allah’a bırakmışlardı” diye konuştuğu belirtilerek, özetle şunlar anlatılıyor: “Yorgunluk ve sinir gerginliğinden yüzü solmuş olmakla birlikte sükunet ve nefsine itimadını korumaktadır. Komutanın bu tutumu, subayların yitirdikleri güveni yeniden kazanmalarında etkili olmuştur.”

Tek adım gerilemeyin

Mustafa Kemal’in askerlerine verdiği emirlerinden biri de “yorgunluk üzerine”dir: “Burada benimle beraber dövüşen her asker bilmelidir ki, tek bir adım dahi gerilememek namus borcudur. Hepinize şunu hatırlatırım ki, siz şimdi dinlenmek isterseniz, yurdumuz hiçbir zaman huzura kavuşamaz. Bütün silah arkadaşlarımızın bu düşüncede olduğuna ve düşmanı denize dökünceye kadar yorgunluk belirtisi göstermeyeceğine inanıyorum.”

Kitabın Çanakkale cephesinde görevli Alman General Hans Kannengeisser’in gözlemleri yer alıyor: Türk askeri kayıtsız-şartsız komutanlarının ardından doğru düşmanın üstüne gider. Eğer birlikler başarısız olursa, büyük olasılıkla komutanlarının yüzündendir... Bir Türk askeri şöyle söylemiştir: ‘Her gün yemek yediğimize göre bu gerçek bir savaş değil.’

BİR HAFTADA İKİNCİ BASKI

Prof. Dr. Hikmet Özdemir’in “Komutan ve Evlatları” kitabı bir haftada ikinci baskıyı yaptı.

Prof. Dr. Hikmet Özdemir, Çanakkale Savaşları’nda yaşanan 10 Ağustos gecesini Atatürk’ün yıldızının parladığı an olarak niteliyor.

Az da olsa spor yapmak hiç yapmamaktan iyi

Spor yapmak için çok fazla zamana ihtiyaç yok. Zira daha az disiplinli bir şekilde yapılan egzersizler de zinde kalmaya katkı sağlayabiliyor.

sporUzmanlar, haftada 5 gün yarımşar saatlik yürüyüşlerin kilo vermek ve zinde kalmak açısından ne kadar önemli olduğunu sürekli olarak vurguluyor. Ancak bundan daha az miktarda çok daha hafif egzersizleri de yabana atmamak gerekiyor. Bir başka deyişle, artık “spor yapmaya zamanım yok” mazeretinin bir geçerliliği kalmadı.

 

Kısa da olsa egzersiz yapmak kalp krizi riskini azaltıyor
İrlanda’da yapılan bir araştırmaya göre; herhangi bir fiziksel aktivite yapmak hiçbir şey yapmamaktan daha iyi. Uzmanların “günde 30 dakika, haftada 5 gün yürüyün” tavsiyesini sadece 3 gün yerine getirenlerin tansiyon ve vücut ölçülerinde düzelme olduğunu gören araştırmacılar, bunun kalp krizi riskini de azalttığı sonucuna ulaştı.

Soğuk sudan içen!

soguksuSoğuk suyu hızlı içmeyin!

 

Özellikle vücut ısısı yüksekken, hızlı içilen soğuk su vücutta terleme fonksiyonunu artırıp, tuz ve mineral kaybına neden oluyor.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Sağlık Yüksekokulu Müdürü Prof.Dr. Günhan Erdem, "Özellikle vücut ısısı yükseldiğinde soğuk suyun hızlı içilmesi, vücutta terleme fonksiyonunu artıracağından çok fazla tuz ve mineral kaybetmeye neden olur. Soğuk suyun olumsuz etkilerinden korunmak için yudum yudum içmeliyiz" dedi.

 

“DOĞRUDAN SU İÇMEYE ÖZEN GÖSTERIN”

Prof.Dr. Günhan Erdem, özellikle aşırı sıcakların yaşandığı bu günlerde doğrudan su içmeye özen gösterilmesini isteyerek, çay, kahve, meşrubatın suyla birbirine denk olmadığını söyledi. Suyun vücut için doğal bir çözücü olduğunu anlatan Prof.Dr. Erdem, şöyle konuştu: "Suyun insan vücudunda 2 temel görevi var. Birincisi vücuttaki hücrelerin metabolizma faaliyetleri için ihtiyaç duydukları su moleküllerini temin etmek diğeri ise vücuttaki atık maddelerin atılmasını sağlamak. Suyun insan vücudunda bu görevleri yerine getirmesi ve metabolizmanın faaliyetlerinin sürdürülebilmesi için suyu çözücü şeklinde almamız gerekiyor. vardır." Prof.Dr. Erdem, sabah kalkınca, akşam yatmadan önce ve yemeklerden sonra mutlaka bir bardak su içilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.

Düğün mevsimi geldi çattı,güzel gelinlere güzel gelinlikler.

elinbasi

Masum gelinlere uçuk saçlar

“Gelinliğin masumiyetine uysun diye yapılan sade saç modelleri bu sene demode. Gelinliğin ve gelinin güzelliğini daha da ön plana çıkarmak için tasarlanan kişiye özel abartılı saçlar ise yaz düğünleri için ideal. Gelinliğin modeline, düğünün mekânına göre şekillenen tasarımlarla gelinler artık daha da göz kamaştırıcı bir güzelliğe sahip olacaklar.”

Bu cümleler ünlülerin vazgeçemediği usta kuaför Kırıktarak Ali’ye ait. Saç tasarımı konusunda yurtdışındaki tüm etkinliklere ve fuarlara katılarak son trendleri takip eden Kırıktarak Ali gelinbaşları konusunda bir hayli iddialı… Ünlü kuaför son trendlerin daha dikkat çekici, daha modern ve sıradanlıktan kurtulmuş olduğunu ve gelinlerin alışılmışın dışında saçlar yaptırdığını söylüyor.

Gelinbaşlarının gelinlik ve makyajla da uyumlu olması gerektiğini vurgulayan Kırıktarak Ali güzelliğin bir bütün olması gerektiğini savunuyor.

Gelinlerle konuşulup ortak bir paydada buluşularak tasarlanan saçların gelinleri mutlu ettiğine inanan kuaför “Gelinin en önemli aksesuarının ne takısı ne makyajıdır esas sır saçların ışıltısındadır” diyor.

Saç biçiminin kadının tarzını ve karakterini de yansıttığına inana Kırıktarak Ali bir genç kızın hayatının en önemli gününde karakterine ve beğenilerine uygun bir saç yapılmasının altını çiziyor.

Saç yapımında önemli bir noktayı daha belirten Kırıktarak “Bazen gelinler bir model beğenip onu istiyorlar. Fakat her saç her yüz tipine uygun değildir. Bu nedenle gelinle konuşarak yüzüne ve gelinliğine uygun model yapılmalıdır.” diyor.

Abartılmış uçuk gelinbaşlarını farklı aksesuarlarla da süsleyerek renklendiren Kırıktarak Ali bu modellerinin bazılarını pop müziğin genç ve yetenekli ismi Pınar Öner’de denedi.

Henüz bekâr olan ama ilerisi için evlilik hayalleri kuran Öner “Ali Bey’in denediği saçlar bana da çok uçuk geldi ama yine de çok beğendim. Hatta bu duyguyu tamamlamak için gelinlik giyip objektiflerin karşısına geçtim. Umarım Ali Bey ben gerçekten evleneceğim zaman da saçlarımı bu kadar muhteşem yapar” dedi.

Güzellik sırlarından güneşte bronzlaşma...

bronzluk

Nasıl sağlıklı bronzlaşabiliriz?

Uzmanlar, her geçen gün artan sıcaklarla beraber havuzlara ve deniz kenarlarına akın eden vatandaşların, güneş yanıklarına maruz kalmamak için bronzlaşma önerilerine dikkat etmesi gerektiğini bildirdi.

www.medibul.com adlı internet sitesinde, koyu bir tene kavuşmak isterken güneş yanıkları vakalarıyla karşı karşıya kalmamak için, zararlı ışınlara karşı koruyucu ürünler kullanılması gerektiği belirtiliyor. Uzmanlar, yeryüzüne ulaşan Ultraviyole A (UVA) ve Ultraviyole B (UVB) olmak üzere 2 çeşit zararlı güneş ışını bulunduğunu bildiriyor. Cildin daha alt tabakalarına ulaşan UVA ışınlarının, cilt hücrelerini bozarak dokuların esnekliğini kaybetmesine, dolayısıyla kırışıklıklara ve erken cilt yaşlanmalarına, UVB ışınlarının ise ciltte güneş yanığı meydana gelmesine sebep olduğunu ifade eden uzmanlar, 2 ışının da uzun vadede cilt kanserine yol açabildiğini kaydetti.

Uzmanlar, herhangi bir güneş ürünü kullanmadan cildin doğal korunma süresi aşıldığı zaman yanma, sıcaklık ve kızarıklık gibi güneş yanığının ilk belirtilerinin ortaya çıktığını ve yanığın 6 saat sonra gözlemlenebilir hale geldiğini vurgulayarak, "Güneş altında korunmasız kalan cilt yanar, kızarır, su toplar ve sonra da soyulur. Küçük yaşlarda oluşan güneş yanıkları, uzun vadede cilt kanserine yol açabilir. Dolayısıyla küçük yaştan itibaren güneşten korunmalıdır. UVA ve UVB filtreleri içeren güneş ürünleriyle antioksidan özelliği taşıyan vitamin E'nin yer aldığı ürünler kullanılmalıdır. Ürün ambalajı üzerinde yazan Güneş Koruma Faktörü (GFK) numarasının, ürünün tehlikeli UVB ışınlarına karşı cilde hangi düzeyde koruma sağladığını gösterir. Örneğin, normal bir cilde sahip kişi genellikle güneşte 17 dakika kaldıktan sonra yanmaya ve kızarmaya başlıyorsa, GKF numarası 20 olan bir güneş ürünü kullandığı takdirde güneş altında 5 saat geçirebilir. Eğer GKF numarası 12 seçilirse, koruma süresi 3 saat olacaktır. GKF 20, UVB ışınlarını GFK 12'ye oranla sadece yüzde 5 daha fazla filtreler fakat güneşte kalınabilecek süreyi 2 saat uzatır. Kısacası yüksek koruma faktörlü ürün kullanmak bronzlaşmaya engel değildir ancak güneşte kalabilme süresini uzatır" önerisinde bulundu.

Severek giydiğimiz Jean dosyası

ean
Jean'ler genellikle koton kumaştan üretilir, yıkama ve dikim aşamasında farklılıklar gösterir. Bunun sonucunda sık dokumalı, aşınmış, kırçıllı gibi değişik dokular ortaya çıkar.

Örneğin dikkatli bakıldığında çizik çizik görünen kumaşlar diğerlerine nazaran daha ince ve hafif olurlar. Sık iplikle dokunmuş olanlar daha kalın ve vücudu saran kumaşlardır, vücudu iyi toparlayıp şekil verirler. Unutmadan bu sene yeni bir akım haline gelen organik kumaşlar jean’lerde de kullanılmaya başlandı. Kök boya ile boyanıp bitkisel ürünlerle üretilen kıyafetlere ‘’yeşil akım’’deniyor. Organik ürünlerle boyanıp üretilen jean'ler daha hafif ve bizi terletmiyor.

Rahatlığınıza önem veriyorsanız basic jean'ler tam size göre. O bakımdan gece veya gündüz jean’iniz ile sade ve basic kombinasyonlar yaratın. Gündüz giydiğiniz jean’i sadece topuklu bir ayakkabı ve şık parlak aksesuarlarla geceye uygun hale getirebilirsiniz. Uzun paçalar bacak boyunuzu olduğundan daha uzun gösterecektir. Boyuna güvenenler ise bol paçaları babetlerle, olduğundan daha uzun gözükmek isteyenler ise yüksek stilettolarla jean'lerini kombin edebilirler. Eğer kısa paçalı bir jean giyecekseniz tercihinizi babetlerden yana kullanın. Bir detay daha uzun paçalı ve dar bir jean giyerken paçaları ayakkabının üzerine çıkarmak hala moda.önümüzdeki sezonda bunu sık sık göreceğiz.

Yüksek belli jean'leri giymek biraz cesaret isteyebilir. Arka tarafı yüksek ön tarafı daha düşük bir jean giyerseniz daha modern bir görüntü elde edebilirsiniz. Size bir örnek; Yüksek belli bir jeanin üzerine bol üstler yerine dargömlek ve t-shirt giyip hoş bir hava yakalayabilirsiniz.

Jean’lerde ki en güzel detay ceplerdir. Artık jean'lerdeki cep detayları renkli grafiklerle tasarımcılar tarafından süsleniyor. Bir püf noktası; Büyük cepler geniş kalçaları saklayarak daha güzel gösterir, ayrıca kalçanızın daha kalkık ve şekilli görünmesini istiyorsanız jean alırken cep kısmının yüksek olmasına dikkat edin. Küçük cepler ise tüm dikkati kalçalara çeker. Unutmadan bir detay daha var jeanler konusunda; Paça kısımları fermuarlı olan modelleri
Stilettolarla giymenizi tavsiye ediyorum…çok havalı olabilirsiniz!

Jean'lerde kullanılan renklere gelince kesinlikle bir tane gri jean alın derim. Önümüzdeki sezonda kullanabileceğiniz gri jean, maviden daha şık, siyahtan daha neşeli duracaktır. Klasik jean’in yeni rakibi olan bu renk özellikle gece davetlerinde siyah pantolona bir alternatif olarak karşımıza çıkıyor.

Grinin yanı sıra jean’lerde dilediğiniz kadar uçabilirsiniz. Fosforlu pembeler, canlı sarılar, sütlü kahveler ve kırmızılar da renk skalasına dahil. Giymek biraz cesaret istiyor ama doğru renk uyumu yakalandığında harika bir görüntü elde edebilirsiniz.

Farklı olmak ve tarzınızı ortaya koymak istiyorsanız simli metalik renkteki jean’ler sizin yardımınıza koşacaktır. Bütün olarak simli giymek istemiyorsanız detaylarda doreler ve yırtık aşınmış jeanleri deneyebilirsiniz. Sezona asi bir hava katan bu modeller bir dönemin favori rengi buz mavisiyle beraber tekrar aramıza geliyor. Kıştan yaza popülerliğini koruyan skinny modelleri giymeye devam edebiliriz. Koyu denim rengi ise daha ince ve daha zayıf görünmek isteyenlerin yaz-kış favorisi.

Retro tarz revaçta olduğundan beri ikinci el mağazalarda popülerliğini arttırdı. Yüksek bel, bol paçalı, koyu veya buz mavisi jean’leri bu sezon denemekten kaçınmayın derim. İkinci el mağazalarda bir sürü retro tarzı jean bulabilirsiniz.

Son olarak jean almak kadar altına giyilecek ayakkabılarda çok önemli. Bu sezon çok moda olan dolgu topukları kesinlikle gözardı etmeyin derim. Gece için jean giymek istiyorsanız stillettolar kesinlikle ilk sırada olmalı….

Her dönem bizim kurtarıcımız olan jean pantalonları bu sezon ve sonbahar/kış sezonunda da ilk sıralarda yer alacak. O yüzden indirimler başlamışken değişik modellerde olan jean’lerden almayı sakın unutmayın….

İpek Erberksoy
Moda Tasarımcısı